noun

rocker

rockçı, rock müzisyeni, sallanan sandalye

He was a famous rocker in the 1970s.

1970'lerde ünlü bir rockçıydı.

My grandmother likes to sit in her rocker.

Büyükannem sallanan sandalyesinde oturmayı sever.

((a/the)) rocker bir rockçı He was a famous rocker in the 1970s.

((a/the)) rocker bir sallanan sandalye My grandmother likes to sit in her rocker.

Synonyms: rock musician, rocking chair; Turkish: rock müzisyeni, sallanan sandalye

'Sallanmak' anlamına gelen 'to rock' fiiline, eylemi yapanı belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir rock'çının (rocker) bir sallanan sandalyede (rocker) oturup sallandığını (rocking) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.