adjective

rolled

sarılmış, yuvarlanmış, haddelenmiş

She ate a rolled oat biscuit.

Yulaf ezmeli bisküvi yedi.

He held a rolled-up newspaper.

Elinde dürülmüş bir gazete tutuyordu.

((isim)) bir ismi tanımlamak için önünde kullanılır Yulaf ezmeli bisküvi yedi.

Synonyms: coiled, curled, furled; Antonyms: unrolled, flat, straight

'to roll' (yuvarlamak, sarmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski Fransızca 'roler' kelimesinden, o da Latince 'rotula' (küçük tekerlek) kelimesinden gelir.

Sarılmış bir halı veya dürülmüş bir poster gibi silindir şekline getirilmiş bir şeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.