adjective

auspicious

hayırlı, uğurlu, elverişli

It was an auspicious start to the new project.

Yeni proje için hayırlı bir başlangıçtı.

He chose an auspicious day for the wedding.

Düğün için uğurlu bir gün seçti.

((hayırlı bir şey)) umut vadeden (bir şey) Proje için hayırlı bir başlangıçtı.

Eş anlamlılar: umut verici, elverişli, uygun; Zıt anlamlılar: uğursuz, meşum

Latince 'auspicium' (kuşları gözlemleyerek kehanet) kelimesinden, 'avis' (kuş) + 'specere' (bakmak) kelimelerinden türemiştir.

'au-' kısmını 'audio' (işitme), '-spic-' kısmını 'spectator' (izleyici) gibi düşünün. Gelecek için iyi işaretler görmek ve duymak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.