noun

root

kök, köken, kaynak

The tree has deep roots.

Ağacın derin kökleri var.

Money is the root of the problem.

Sorunun kökü paradır.

The dentist checked the root of the tooth.

Diş hekimi dişin kökünü kontrol etti.

((bir şeyin ~ü)) bir bitkinin yer altında büyüyen kısmı The tree has deep roots.

((bir şeyin ~ü)) bir şeyin ana nedeni veya kökeni Money is the root of the problem.

Eş anlamlılar: köken, kaynak, temel; Zıt anlamlılar: dal, yaprak, sonuç

Eski Norsça 'rót' kelimesinden gelir, Latince 'radix' (kök) ile ilişkilidir.

Bir ağacın kökünü onun temeli olarak düşünün. Bu fikir, bir sorunun 'köküne' (kaynağına) kadar uzanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.