adjective

rotten

çürük, kokuşmuş, berbat

The apple was rotten inside.

Elmanın içi çürüktü.

He had a rotten day at work.

İşte berbat bir gün geçirdi.

That was a rotten thing to say.

Söylediğin şey çok kötüydü.

((bir)) çürük ((isim)) bir ismi çürük veya kötü olarak tanımlamak Elmanın içi çürüktü.

berbat hissetmek kendini hasta veya mutsuz hissetmek Bugün berbat hissediyorum.

Eş anlamlılar: decayed, spoiled, bad; Zıt anlamlılar: fresh, good

Eski Norsça 'rotinn' kelimesinden gelir ve 'çürümek' (to rot) fiiliyle ilgilidir.

Hem yiyecekler hem de durumlar için güçlü olumsuz anlamını hatırlamak için 'çürük' bir şeyin kokusunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.