adjective

rough

pürüzlü, kaba, yaklaşık, zor

The surface of the stone is rough.

Taşın yüzeyi pürüzlü.

I made a rough sketch of the plan.

Planın kaba bir taslağını yaptım.

He had a rough time after his accident.

Kazadan sonra zor bir zaman geçirdi.

The sea was very rough today.

Deniz bugün çok dalgalıydı.

((bir)) pürüzlü ((yüzey/doku)) düzgün olmayan bir yüzeye sahip olmak Taşın yüzeyi pürüzlü.

((bir)) kaba ((fikir/taslak/tahmin)) kesin veya ayrıntılı olmayan Planın kaba bir taslağını yaptım.

((bir)) zor ((zaman/gün/dönem)) zor bir dönem Kazadan sonra zor bir zaman geçirdi.

Eş anlamlılar: coarse, uneven, difficult; Zıt anlamlılar: smooth, gentle, easy

Eski İngilizce 'rūh' kelimesinden gelir.

'Engebeli' bir yol düşünün: yüzeyi 'pürüzlüdür', seyahat etmesi 'zordur' ve sadece 'yaklaşık' bir varış tahmini yapabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.