adjective

rudimentary

ilkel, temel, basit

He has only a rudimentary knowledge of the subject.

Konu hakkında sadece temel bilgilere sahip.

The shelter was rudimentary, but it kept them dry.

Sığınak ilkeldi ama onları kuru tuttu.

((rudimentary)) ((isim)) temel, ilkel He has a rudimentary grasp of physics.

Eş anlamlılar: basic, elementary, simple; Zıt anlamlılar: advanced, complex, sophisticated

Latince 'rudimentum' (ilk deneme, başlangıç) kelimesinden gelir, bu da 'rudis' (ham, işlenmemiş) kelimesinden türemiştir.

Bu kelimeyi 'rude' kelimesinin eski anlamı olan 'ham' veya 'işlenmemiş' ile ilişkilendirin. Rudimentary bir şey en temel, ham halindedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.