noun

rule

kural, ilke, yönetmelik, hüküm

You must follow the school rules.

Okul kurallarına uymalısın.

As a rule, I wake up early.

Kural olarak, erken kalkarım.

((sth.)) hakkında bir kural (a rule about sth.) Saat 10'dan sonra gürültü hakkında katı bir kural var.

((...)) kuralı (a rule that ...) Kibar olmanız gerektiği temel bir kuraldır.

Eş anlamlılar: regulation, law, principle; Zıt anlamlılar: chaos, disorder.

Latince 'düz çubuk' veya 'desen' anlamına gelen 'regula'dan gelir, 'regere' (yönlendirmek, yönetmek) ile ilgilidir.

Bir kralın krallık için 'kuralları' belirlemek için kullandığı 'cetvelini' (hükümdar asası) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.