noun

rumbling

guruldama, uğultu

I heard a rumbling in the distance.

Uzakta bir guruldama duydum.

There are rumblings of discontent among the staff.

Personel arasında hoşnutsuzluk uğultuları var.

a rumbling of (sth.) (bir şeyin) gürültüsü I heard a rumbling of thunder.

Eş anlamlılar: roar, thunder, grumble

Düşük, derin, yankılı bir sesi taklit eden, yansıma kökenli 'to rumble' (guruldamak) fiilinden gelir.

Açken midenizin 'guruldadığını' (rumbling) hayal edin. O ses bir 'rumbling'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.