noun

runner

koşucu, yolluk, sarmaşık

She is a long-distance runner.

O bir uzun mesafe koşucusu.

We bought a new runner for the hall.

Koridor için yeni bir yolluk aldık.

Runner beans are a popular vegetable.

Sırık fasulyesi popüler bir sebzedir.

bir koşucu koşan bir kişi She is a long-distance runner.

Synonyms: jogger, athlete, sprinter

'run' (koşmak) + eylemi gerçekleştiren kişi veya şeyi belirten '-er' ekinden gelir.

Ana anlamı 'koşan kişi'dir. Halı veya bitki gibi diğer anlamlar da uzun, 'uzanan' bir şekil içerir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.