noun

rupture

yırtılma, kopma, bozuşma

The earthquake caused a rupture in the gas pipe.

Deprem gaz borusunda bir yırtılmaya neden oldu.

He suffered a rupture of the Achilles tendon.

Aşil tendonunda bir kopma yaşadı.

The incident led to a rupture in diplomatic relations.

Olay, diplomatik ilişkilerde bir kopuşa yol açtı.

((sth.)) bir yırtılma bir şeyde bir kırılma Su borusunda bir yırtılma oldu.

Synonyms: yırtık, kırık, gedik

Latince 'rumpere' (kırmak) kelimesinden.

Bir volkanın 'püskürmesini' (erupt) düşünün - yarılıp açılır. Yırtılma (rupture) bu yarıktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.