adjective

sad

üzgün, hüzünlü, acıklı

I feel very sad today.

Bugün çok üzgün hissediyorum.

It was a sad story with an unhappy ending.

Mutsuz bir sonu olan hüzünlü bir hikayeydi.

It's a sad state of affairs.

Bu üzücü bir durum.

üzgün olmak - mutsuz hissetmek Bugün çok üzgün hissediyorum.

hüzünlü bir ((isim)) - üzüntüye neden olan bir (isim) Bu hüzünlü bir hikayeydi.

bir şeye üzgün olmak ((about sth.)) - bir şey hakkında mutsuz hissetmek Haberlere üzüldü.

bir şeyin olmasına üzülmek ((that ...)) - bir şeyin olmasına mutsuz olmak Gittiğine üzüldüm.

Synonyms: unhappy, miserable, sorrowful; Antonyms: happy, cheerful, glad

Eski İngilizce'de 'tok, bıkkın' anlamına gelen 'sæd' kelimesinden türemiştir. Anlamı zamanla 'hüzünlü' olarak değişmiştir.

Ağzı aşağı dönük üzgün bir yüz hayal edin. Şekli biraz 'sad' kelimesindeki 'd' harfinin kıvrımına benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.