adjective

safe

güvenli, emniyetli, sağ salim

Is this area safe at night?

Burası geceleri güvenli mi?

She had a safe journey home.

Eve güvenli bir yolculuk yaptı.

He is a very safe driver.

O çok güvenli bir sürücü.

((sth.))'den güvende olmak ((sth.))'den korunmak You are safe from harm here.

((sth.)) yapmak güvenli ((sth.)) yapmanın tehlikeli olmaması Is it safe to swim in this river?

Eş anlamlılar: secure, protected; Zıt anlamlılar: dangerous, unsafe

Eski Fransızca 'sauf' kelimesinden, o da Latince 'yaralanmamış, sağlıklı, güvende' anlamına gelen 'salvus' kelimesinden gelir.

Değerli eşyalarınızı sakladığınız bir 'kasa (safe)' düşünün. Koruma altındadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.