verb

safeguard

korumak, muhafaza etmek

We must safeguard our national interests.

Ulusal çıkarlarımızı korumalıyız.

The new law safeguards the rights of consumers.

Yeni yasa tüketicilerin haklarını koruyor.

((sth.))'i korumak (bir şeyi) korumak The policy is designed to safeguard jobs.

((sth.))'i ((sth.))'e karşı korumak (bir şeyi) (bir şeye) karşı korumak We must safeguard our data against cyber attacks.

Eş anlamlılar: protect, defend, preserve; Zıt anlamlılar: endanger, threaten

'safe' (güvenli) + 'guard' (koruma) kelimelerinin birleşimi. 'Guard' kelimesi Eski Fransızca 'garder'den gelir ve Cermen kökenlidir.

Önünde bir 'koruma (guard)' duran bir 'kasa (safe)' hayal edin. Bu çifte korumadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.