noun

safekeeping

muhafaza, saklama, emanet

I left my passport in the hotel safe for safekeeping.

Pasaportumu muhafaza edilmesi için otelin kasasına bıraktım.

muhafaza için güvenli bir şekilde saklanması amacıyla I gave her my keys for safekeeping.

((sb.'s)) muhafazasında (birinin) gözetiminde veya korumasında The documents are in my lawyer's safekeeping.

Eş anlamlılar: custody, protection, care; Zıt anlamlılar: neglect, endangerment

'safe' (güvenli) ve 'keeping' (saklama) kelimelerinin birleşimi. 'Keeping', 'keep' fiilinin ulaç halidir.

Bir şeyi 'güvenli (safe)' bir yerde 'saklamayı (keeping)' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.