noun

salad

salata

I'll have a chicken salad.

Bir tavuk salatası alacağım.

She made a fresh green salad.

Taze bir yeşil salata yaptı.

Fruit salad is a healthy dessert.

Meyve salatası sağlıklı bir tatlıdır.

((a/an + <adjective> + salad)) bir (<sıfat>) salata I ordered a side salad with my meal.

Synonyms: greens, mixed greens

Latince 'tuz' anlamına gelen 'sal' kelimesinden gelir, çünkü ilk salatalar sadece tuzla tatlandırılmış sebzelerdi.

Bu kelime birçok dilde (Fransızca 'salade', Almanca 'Salat') kökteştir, bu da hatırlamayı kolaylaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.