adjective

same

aynı, benzer, farksız

We wear the same size.

Aynı bedeni giyiyoruz.

Your bag is the same as mine.

Senin çantan benimkiyle aynı.

It's all the same to me.

Benim için hepsi bir.

the same ((noun)) aynı ((isim)) Aynı bedeni giyiyoruz.

the same as ((sb./sth.)) ((biri/bir şey)) ile aynı Senin çantan benimkiyle aynı.

Eş anlamlılar: identical (tıpatıp aynı), alike (benzer), equivalent (eşdeğer); Zıt anlamlılar: different (farklı), opposite (zıt)

Eski Norsça 'samr' (aynı) kelimesinden, Proto-Cermence '*samaz' kökünden gelir.

Birbirinin aynı iki ikiz hayal edin; 'same' (aynı) görünüyorlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.