verb

satirise

hicvetmek, yermek, taşlamak

The play satirises the government's policies.

Oyun, hükümetin politikalarını hicvediyor.

He satirises modern life in his new book.

Yeni kitabında modern hayatı hicvediyor.

((bir şeyi/birini)) (bir şeyi/birini) hicvetmek Oyun, hükümetin politikalarını hicvediyor.

Eş anlamlılar: alay etmek, taşlamak, parodisini yapmak; Zıt anlamlılar: övmek, methetmek

Latince 'karışım' anlamına gelen 'satura' kelimesinden gelir ve daha sonra hiciv şiiri anlamını kazanmıştır.

Bir politikacıyla dalga geçen bir siyasi karikatür düşünün; bu, onu 'hicvetmektir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.