noun

satisfaction

memnuniyet, tatmin, doyum

He gets great satisfaction from his work.

İşinden büyük bir memnuniyet duyuyor.

The company aims for customer satisfaction.

Şirket, müşteri memnuniyetini hedefliyor.

She demanded the satisfaction of her claim.

Talebinin karşılanmasını talep etti.

((memnuniyet)) ((bir şeyden)) bir şeyden duyulan zevk hissi İşinden büyük bir memnuniyet duyuyor.

((karşılanma)) ((bir şeyin)) bir ihtiyacın veya talebin karşılanması Talebinin karşılanmasını talep etti.

Eş anlamlılar: memnuniyet, hoşnutluk, doyum; Zıt anlamlılar: memnuniyetsizlik, hayal kırıklığı

Latince 'satis' (yeterli) + 'facere' (yapmak/etmek). Kelimenin tam anlamıyla 'yeterli kılma'.

Doyurucu bir yemekten sonraki hissi düşünün. O his 'satisfaction'dır (memnuniyet).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.