adjective

satisfied

memnun, tatmin olmuş

Are you satisfied with the result?

Sonuçtan memnun musun?

He felt satisfied after a good meal.

İyi bir yemekten sonra kendini tatmin olmuş hissetti.

((olmak)) satisfied ((with sth.)) bir şeyden memnun olmak She is satisfied with her new car.

((olmak)) satisfied ((that ...)) bir şeye ikna olmak The police are satisfied that he is innocent.

Synonyms: content, pleased; Antonyms: dissatisfied, unhappy

Latince 'satis' (yeterli) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yeterli yapılmış'.

Bir şeyden 'yeterli' miktarda aldığınızı ve bu yüzden 'memnun' olduğunuzu düşünün. 'Satis' (yeterli) kadarınız var.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.