noun

savings

birikim, tasarruf

I put my savings into a new bank account.

Birikimlerimi yeni bir banka hesabına yatırdım.

The new system resulted in huge savings.

Yeni sistem büyük tasarruflar sağladı.

((birinin)) birikimleri birinin birikmiş parası She spent all her savings on a car.

tasarruf ((bir şeyde)) maliyet veya kullanılan kaynaklarda azalma We made savings on our electricity bill.

Eş anlamlılar: funds, nest egg, reserves; Zıt anlamlılar: debt, expenses

'to save' (biriktirmek) fiilinden ve bir eylemin sonucunu belirten '-ings' isim ekinden türemiştir.

Madeni paraları tek tek 'biriktirdiğinizi' (save) ve bu yığının sizin 'birikiminiz' (savings) haline geldiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.