noun

savouring

tadını çıkarma, keyfine varma

The savouring of good food is a great pleasure.

İyi yemeğin tadını çıkarmak büyük bir zevktir.

((bir şeyin)) tadını çıkarma (bir şeyden) zevk alma eylemi The slow savouring of the wine was part of the experience.

Eş anlamlılar: enjoyment, relishing, appreciation

'savour' fiilinin ulaç (-ing hali), Latince 'sapor' (tat) kelimesinden gelir. İsim olarak işlev görür.

Bunu 'tadını çıkarma eylemi' olarak düşünün. '-ing' eki eylemi bir kavrama dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.