noun

scarcity

kıtlık, azlık, nadirlik

There is a scarcity of fresh water in the region.

Bölgede tatlı su kıtlığı var.

The scarcity of the resource drove up its price.

Kaynağın kıtlığı fiyatını yükseltti.

((of sth.)) (bir şeyin) kıtlığı There is a scarcity of skilled workers.

Eş anlamlılar: shortage, lack; Zıt anlamlılar: abundance, surplus

Eski Fransızca `escarsete` (kıtlık) kelimesinden, `escars` (kıt) kelimesinden türemiştir.

'Scarce city' (kıt şehir) gibi düşünün, her şeyin az olduğu bir şehir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.