adjective

scheduled

planlanmış, programlı, tarifeli

The scheduled departure time is noon.

Planlanan kalkış saati öğlen.

He missed his scheduled appointment.

Planlanmış randevusunu kaçırdı.

planlanmış bir ((isim)) a scheduled (noun) Planlanan kalkış saati öğlen.

Eş anlamlılar: planned, arranged, timetabled, booked

'to schedule' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

Bir şey 'scheduled' ise, bir programa dahil edilmiştir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.