adjective

screeching

cırtlak, gıcırdayan

The car came to a screeching halt.

Araba gıcırdayarak aniden durdu.

I heard a screeching sound from the engine.

Motordan cırtlak bir ses duydum.

((isim)) cırtlak bir (isim) The car came to a screeching halt.

Eş anlamlılar: piercing, shrill, high-pitched; Zıt anlamlılar: soft, quiet, gentle

Yüksek perdeli bir çığlığı taklit eden, yansıma bir sözcük olan 'to screech' (cırlamak) fiilinden gelir.

'Screech' sesini 'scream' (çığlık) ve 'creak' (gıcırdama) arasında bir karışım olarak hayal edin - çok hoş olmayan, keskin bir gürültü.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.