noun

seafood

deniz ürünleri, deniz mahsulleri

We had a delicious seafood platter for dinner.

Akşam yemeğinde lezzetli bir deniz ürünleri tabağı yedik.

I am allergic to some types of seafood.

Bazı deniz ürünlerine alerjim var.

((some/any)) seafood balık ve kabuklu deniz ürünleri gibi denizden gelen yiyecekler We had a delicious seafood platter for dinner.

Synonyms: shellfish, fish

'sea' (deniz) + 'food' (yiyecek) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'denizden gelen yiyecek'.

'sea'den (denizden) gelen tüm 'food'ları (yiyecekleri) düşünün: balık, karides, istiridye vb.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.