adjective

sealed

mühürlü, kapalı

The document was in a sealed envelope.

Belge mühürlü bir zarfın içindeydi.

mühürlü bir ((şey)) Belge mühürlü bir zarfın içindeydi.

Eş anlamlılar: kapalı, hava geçirmez; Zıt anlamlılar: açık, mühürsüz

'To seal' (mühürlemek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve Eski Fransızca 'seel' (mühür) kelimesinden gelir.

Tazeliği korumak için 'mühürlenmiş' bir şey düşünün, reçel kavanozu gibi. Açmak için 'mühür' kırılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.