adjective

seasonal

mevsimlik, sezonluk

We sell seasonal fruit and vegetables.

Mevsimlik meyve ve sebze satıyoruz.

This is a seasonal job for the summer.

Bu, yaz için mevsimlik bir iştir.

seasonal ((isim)) mevsimlik ((isim)) Bu mevsimlik bir menü.

Synonyms: periyodik, geçici; Antonyms: yıl boyu, daimi

'season' (mevsim) + sıfat eki '-al'. 'Season', Latince 'serere' (ekmek) kelimesinden gelen Eski Fransızca 'seison' (ekim zamanı) kelimesinden gelir.

Dört mevsimi (ilkbahar, yaz, sonbahar, kış) düşünün. 'Seasonal', belirli bir mevsimle ilgili veya ona bağlı olan her şeyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.