noun

seat

koltuk, oturak, yer

Please take a seat.

Lütfen oturun.

This is my seat on the plane.

Bu, uçaktaki yerim.

He won a seat in parliament.

Parlamentoda bir koltuk kazandı.

((bir koltuk)) oturacak bir yer Lütfen bir koltuk bulun. Please find a seat.

((bir koltuk)) ((bir yerde)) bir gruptaki pozisyon Yönetim kurulunda bir koltuğu var. He has a seat on the board of directors.

Eş anlamlılar: chair (sandalye), place (yer), bench (bank)

Eski Norsça 'sæti' kelimesinden gelir, 'oturacak yer' demektir. 'sit' (oturmak) fiiliyle ilgilidir.

Bir 'seat' üzerinde 'sit' yaparsınız (oturursunuz). Kelimeler birbirine çok benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.