verb

see

görmek, anlamak, buluşmak, emin olmak

I can see the mountains from here.

Buradan dağları görebiliyorum.

I'm seeing my friend tomorrow.

Yarın arkadaşımla buluşuyorum.

I see what you mean.

Ne demek istediğini anlıyorum.

See that the door is locked.

Kapının kilitli olduğundan emin ol.

((sth./sb.)) (bir şeyi/birini) gözlerle algılamak I can see the mountains from here.

((sb.)) (biriyle) buluşmak veya ziyaret etmek I'm seeing my friend tomorrow.

((clause)) (bir şeyi) anlamak I see what you mean.

((that clause)) (bir şeyin olmasını) sağlamak See that the door is locked.

Eş anlamlılar: look, watch, view, perceive, understand

Eski İngilizce 'seon' kelimesinden, Proto-Germanic '*sehwaną' kökenlidir.

Gözle görme eylemini, anlama eylemiyle ('Anlıyorum' - 'I see') birleştirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.