sees
Çeviri
görmek, anlamak, buluşmak
Örnekler
He sees a bird in the tree.
Ağaçta bir kuş görüyor.
She sees the problem now.
Şimdi sorunu anlıyor.
He sees his friends every weekend.
Her hafta sonu arkadaşlarıyla buluşur.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) görmek. Bir kuş görüyor.
((that...)) anlamak (ki...). Onun haklı olduğunu anlıyor.
((sb.)) (biriyle) buluşmak. Yarın doktoruyla görüşecek.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: look (bakmak), watch (izlemek), observe (gözlemlemek), perceive (algılamak); Zıt anlamlılar: be blind (kör olmak), ignore (görmezden gelmek)
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'görmek, bakmak' anlamına gelen 'seon' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Beş temel duyudan biridir. Gözlerinizle 'görürsünüz'.