adjective

seismic

sismik, çok büyük, çığır açan

The country experienced a major seismic event.

Ülke büyük bir sismik olay yaşadı.

The new policy caused a seismic shift in public opinion.

Yeni politika kamuoyunda sismik bir kaymaya neden oldu.

((sismik)) + isim depremlerle ilgili Bir sismik dalga bölgeyi baştan başa kat etti.

Eş anlamlılar: (gerçek anlamda) tectonic, volcanic; (mecazi anlamda) monumental, groundbreaking

Yunanca 'deprem' anlamına gelen 'seismos' kelimesinden gelir.

Hem yeryüzü için gerçek anlamda hem de büyük değişiklikler için mecazi anlamda 'sismik' bir sarsıntı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.