verb

send

göndermek, yollamak

I will send you an email.

Sana bir e-posta göndereceğim.

She sent her son to the shop.

Oğlunu dükkana gönderdi.

The sound sends a shiver down my spine.

Bu ses tüylerimi diken diken ediyor.

((bir şeyi)) ((birine)) (birine) (bir şey) göndermek I need to send this letter to my friend.

((birine)) ((bir şeyi)) (birine) (bir şey) yollamak Can you send me the file?

((birini)) ((bir yere)) (birini) (bir yere) göndermek They sent their children to a good school.

Eş anlamlılar: yollamak, postalamak, iletmek; Zıt anlamlılar: almak, edinmek

Eski İngilizce'de 'göndermek, gitmesine neden olmak' anlamına gelen 'sendan' kelimesinden gelir.

Bir mektubu bir kutuya koyup uzağa 'gönderdiğinizi' (to send) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.