sense
Çeviri
duyu, anlam, mantık, his
Örnekler
Dogs have a keen sense of smell.
Köpeklerin keskin bir koku alma duyusu vardır.
What is the sense of this word?
Bu kelimenin anlamı ne?
It makes no sense to wait.
Beklemenin bir anlamı yok.
She has a great sense of humour.
Onun harika bir espri anlayışı var.
Dilbilgisi Kalıpları
a sense of ((sth.)) ((...)) duygusu veya farkındalığı Onun yön duygusu iyidir. She has a good sense of direction.
make sense mantıklı olmak Planın mantıklı. Your plan makes sense.
in a sense bir bakıma Bir bakıma haklısın. In a sense, you are correct.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'sensus' (his, algı) kelimesinden, 'sentire' (hissetmek) fiilinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Beş duyu ile başlayın, sonra anlamı bir kelimenin 'anlamına' (sense) veya bir eylemin 'mantığına' (sense) genişletin.