verb

sensitise

duyarlılaştırmak, hassaslaştırmak, bilinçlendirmek

The campaign aims to sensitise people to the issue.

Kampanya, insanları bu konuda duyarlılaştırmayı amaçlıyor.

The photographic paper is sensitised to light.

Fotoğraf kağıdı ışığa karşı duyarlıdır.

((birini)) ((bir şeye)) karşı duyarlılaştırmak - birini bir konuda bilinçlendirmek. Kurs, öğrencileri risklere karşı duyarlılaştırdı.

Synonyms: bilinçlendirmek, farkında kılmak; Antonyms: duyarsızlaştırmak, hissizleştirmek

'sensitive' (hassas) sıfatına fiil yapan '-ise' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Sensitive' Latince 'sentire' (hissetmek) kelimesinden gelir.

Birini bir konuya karşı daha 'sensitive' (hassas) hale getirmek. '-ise' eki kelimeyi fiil yapar, Türkçedeki '-laştırmak' eki gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.