adjective

sensitive

hassas, duyarlı, alıngan, gizli

My teeth are very sensitive to cold.

Dişlerim soğuğa karşı çok hassas.

She is very sensitive to criticism.

Eleştiriye karşı çok hassastır.

This is a sensitive political issue.

Bu hassas bir siyasi konudur.

The report contains sensitive information.

Rapor hassas bilgiler içeriyor.

sensitive ((to sth.)) (bir şeye) karşı hassas olmak My teeth are very sensitive to cold.

Eş anlamlılar: delicate, receptive, touchy; Zıt anlamlılar: insensitive, tough

Latince 'sentire' (hissetmek) kelimesinden gelir. 'sens-' (his) + '-itive' (sıfat eki).

'Aktif' (-itive) olan bir 'duyu' (sense) düşünün. Bir şeyleri kolayca hisseder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.