noun

sensitivity

hassasiyet, duyarlılık, alınganlık, gizlilik

He showed great sensitivity to her feelings.

Onun duygularına karşı büyük bir hassasiyet gösterdi.

The sensitivity of the equipment is very high.

Ekipmanın hassasiyeti çok yüksek.

This issue requires sensitivity and careful handling.

Bu konu hassasiyet ve dikkatli bir ele alış gerektirir.

sensitivity ((to sth.)) (bir şeye) karşı hassasiyet He showed great sensitivity to her feelings.

Eş anlamlılar: awareness, delicacy, responsiveness; Zıt anlamlılar: insensitivity

'sensitive' kelimesine bir durumu veya niteliği belirten '-ity' isim ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bu, 'sensitive' kelimesinin isim halidir. Hassas *olma* durumunu veya niteliğini ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.