verb

sensitize

hassaslaştırmak, duyarlı hale getirmek

The campaign aims to sensitize people to the issue.

Kampanya, insanları bu konuya karşı duyarlı hale getirmeyi amaçlıyor.

Repeated exposure can sensitize the skin to allergens.

Tekrarlanan maruz kalma cildi alerjenlere karşı hassaslaştırabilir.

((sb./sth.)) ((to sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeye) karşı hassaslaştırmak The campaign aims to sensitize people to the issue.

Eş anlamlılar: make aware, attune; Zıt anlamlılar: desensitize, numb

'sensitive' kelimesine 'yapmak' veya 'olmasına neden olmak' anlamına gelen '-ize' fiil ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Birini veya bir şeyi 'hassas' hale getirmek. '-ize' eki genellikle 'yapmak' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.