noun

sensor

sensör, algılayıcı, duyarga

The light has an automatic sensor.

Lambanın otomatik bir sensörü var.

A temperature sensor monitors the engine.

Bir sıcaklık sensörü motoru izler.

((bir)) ~ bir şeyi algılayan veya ölçen bir cihaz. The smoke alarm has a sensor.

Eş anlamlılar: detector (dedektör), probe (sondaj), transducer (dönüştürücü)

Latince 'sentire' (hissetmek) fiilinden gelen 'sensus' (duyu) kelimesinden türemiştir. '-or' eki, bir eylemi yapanı veya aleti belirtir.

Işık, ısı veya hareket gibi şeyleri 'hisseden' (senses) bir cihaz olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.