noun

seriousness

ciddiyet, ağırlık, önem

I don't think you understand the seriousness of the situation.

Durumun ciddiyetini anladığını sanmıyorum.

His seriousness made everyone feel uncomfortable.

Onun ciddiyeti herkesi rahatsız etti.

the seriousness of ((sth.)) (bir şeyin) ciddiyeti They understood the seriousness of the problem.

Synonyms: ciddiyet, önem, vakar; Antonyms: hoppalık, tasasızlık

'serious' sıfatından ve bir durum veya nitelik belirten isim yapım eki '-ness'ten türemiştir.

Sondaki '-ness' eki, 'serious' sıfatını 'ciddi olma durumu' anlamına gelen bir isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.