noun

session

oturum, seans, toplantı, dönem

We had a long training session this morning.

Bu sabah uzun bir antrenman seansı yaptık.

The court is now in session.

Mahkeme şu anda oturumda.

He booked a recording session at the studio.

Stüdyoda bir kayıt seansı ayarladı.

((bir ...)) oturum/seans belirli bir faaliyet için ayrılan zaman dilimi We had a long training session this morning.

oturumda (in session) (mahkeme, meclis vb.) resmi olarak toplanmış The court is now in session.

Eş anlamlılar: toplantı, dönem, buluşma

Latince 'oturma' anlamına gelen 'sessio' kelimesinden gelir, bu da 'oturmak' anlamına gelen 'sedere'den türemiştir.

İnsanların bir toplantı veya etkinlik için birlikte 'oturduğunu' hayal edin, bu bir 'session'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.