noun

settlement

anlaşma, yerleşim, çözüm, ödeme

They reached a settlement in the dispute.

Anlaşmazlıkta bir uzlaşmaya vardılar.

This was the site of an ancient settlement.

Burası antik bir yerleşim yeriydi.

The settlement of the bill is due tomorrow.

Faturanın ödenmesi yarın yapılacak.

((bir anlaşma)) ((konusunda)) bir konuda anlaşma They reached a settlement of the dispute.

((bir anlaşma)) ((arasında)) kişiler arasında bir anlaşma They hope to reach a settlement between the two countries.

Eş anlamlılar: agreement (anlaşma), resolution (çözüm), colony (yerleşim yeri)

'to settle' (çözmek, yerleşmek) fiilinden ve isim yapan '-ment' ekinden türemiştir.

Bir sorunu 'çözmek' (settle), yeni bir yere 'yerleşmek' (settle) veya bir borcu 'ödemek' (settle) eylemlerini düşünün. İsim, bu eylemlerin sonucunu ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.