noun

shaft

şaft, mil, ışın, kuyu

The drive shaft connects the engine to the wheels.

Tahrik mili motoru tekerleklere bağlar.

A shaft of sunlight came through the window.

Pencereden bir güneş ışını süzüldü.

He worked down the mine shaft.

Maden kuyusunda çalışıyordu.

The shaft of the golf club was broken.

Golf sopasının şaftı kırılmıştı.

a shaft of ((sth.)) bir (bir şey) ışını/hüzmesi A shaft of sunlight came through the window.

Eş anlamlılar: rod (çubuk), pole (direk), beam (ışın), handle (sap), axle (aks)

Eski İngilizce'de mızrak sapı anlamına gelen 'sceaft' kelimesinden türemiştir. Almanca 'Schaft' ile ilgilidir.

Uzun, düz bir nesne düşünün: bir okun şaftı, bir ışık şaftı (ışın) veya yerin derinliklerine inen bir maden şaftı (kuyusu).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.