verb

share

paylaşmak, bölüşmek

Can I share your book?

Kitabını paylaşabilir miyim?

We share the rent between us.

Kirayı aramızda paylaşıyoruz.

She shared her story with me.

Hikayesini benimle paylaştı.

((sth.)) ((with sb.)) ((bir şeyi)) ((biriyle)) paylaşmak She shared her story with me.

((sth.)) ((between/among sb.)) ((bir şeyi)) ((birileri)) arasında bölüşmek We share the rent between us.

Eş anlamlılar: divide, distribute, split; Zıt anlamlılar: keep, hoard.

Eski İngilizce'de 'bölüm, parça' anlamına gelen 'scearu' kelimesinden gelir, 'shear' (kesmek) ile ilgilidir.

Bir pastayı başkalarıyla 'paylaşmak' (share) için 'makas' (shears) kullandığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.