adjective

shared

ortak, paylaşılan

We have a shared interest in music.

Müziğe karşı ortak bir ilgimiz var.

This is a shared bathroom.

Burası ortak bir banyo.

a shared ((noun)) ortak bir ((isim)) We have a shared interest in music.

Eş anlamlılar: joint, common, mutual; Zıt anlamlılar: private, individual, exclusive.

'To share' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

'Paylaşılmış' bir şeyi tanımlar. Bir deneyim 'shared' ise, birden fazla kişi o deneyimi yaşamıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.