noun

sharpshooter

keskin nişancı

The soldier was a trained sharpshooter.

Asker eğitimli bir keskin nişancıydı.

He is a sharpshooter in the competition.

Yarışmada o bir keskin nişancı.

a sharpshooter atışta çok yetenekli bir kişi The soldier was a trained sharpshooter.

Eş anlamlılar: marksman, sniper

'sharp' (doğru veya hassas anlamına gelir) ve 'shooter' (ateş eden kişi) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime.

Kelimenin tam anlamıyla düşünün: 'keskin' (sharp) bir isabetle 'ateş eden' (shoots) biri.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.