noun

shield

kalkan, siper, koruma

The knight carried a sword and a shield.

Şövalye bir kılıç ve bir kalkan taşıyordu.

The ozone layer is a shield against the sun.

Ozon tabakası güneşe karşı bir kalkandır.

He shielded his eyes from the bright light.

Gözlerini parlak ışıktan korudu.

((bir kalkan)) ((sth. karşı)) (sth.) karşı koruyucu bir nesne The riot police held up their shields.

((korumak)) ((sb./sth.)) ((sth. -den)) (sb./sth.) (sth.) -den korumak She shielded her eyes from the bright light.

guard (muhafız), protection (koruma), barrier (engel)

Eski İngilizce 'scield' kelimesinden gelir, 'tahta' veya 'koruma' anlamına gelir.

Saldırıları saptıran bir süper kahraman kalkanı hayal edin. 'Shield' kelimesinin 'korumak' anlamına gelen bir fiil olduğunu da unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.