verb

shine

parlamak, ışıldamak, cilalamak

The sun shines brightly today.

Bugün güneş pırıl pırıl parlıyor.

He shined his shoes until they were gleaming.

Ayakkabılarını parlayana kadar boyadı.

Her eyes shone with excitement.

Gözleri heyecanla parlıyordu.

((adv.)) parlamak Güneş parlak bir şekilde parlıyor.

((nesne)) (bir şeyi) parlatmak, cilalamak Ayakkabılarını boyadı.

((ile)) (bir duyguyla) parlamak Gözleri mutlulukla parlıyordu.

Eş anlamlılar: gleam, glow, sparkle; Zıt anlamlılar: dull, tarnish

Eski İngilizce'de 'ışık yaymak' anlamına gelen 'scīnan' kelimesinden gelir.

Güneşin parlamasını (shine) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.