adjective

short

kısa, eksik

This is a very short book.

Bu çok kısa bir kitap.

He is quite short for his age.

Yaşına göre oldukça kısa.

We are short of milk.

Sütümüz azaldı.

I'll give you a short answer.

Sana kısa bir cevap vereceğim.

((sth.)) is short (bir şey) kısa This is a very short book.

((sb.)) is short (birisi) kısa boylu He is quite short for his age.

to be short of ((sth.)) (bir şeyin) eksikliği olmak We are short of milk.

Eş anlamlılar: brief (kısa), concise (öz); Zıt anlamlılar: long (uzun), tall (uzun boylu)

Eski İngilizce'de 'kısa kesilmiş' anlamına gelen 'sceort' kelimesinden gelir.

Uzunluk için kısa bir cetvel, boy için kısa bir insan düşünerek iki ana anlamını hatırlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.