noun

shortage

kıtlık, eksiklik

There is a shortage of water.

Su kıtlığı var.

We are facing a staff shortage.

Personel sıkıntısı yaşıyoruz.

a shortage of ((bir şey)) ((bir şey)) kıtlığı/eksikliği. There is a shortage of skilled workers.

Eş anlamlılar: lack, scarcity, dearth; Zıt anlamlılar: surplus, abundance

'short' (kısa, eksik) kelimesine bir durumu veya koşulu belirten '-age' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Bir şeyin eksik olma durumunu ifade eder.

Bir şeyin tedarikinin 'short' (kısa, eksik) olduğunu hayal edin. Bu durum bir 'shortage' (kıtlık) durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.